Suyun pH Değeri Kaç Olmalıdır?

İnsanın yaşamını sağlıklı şekilde devam ettirebilmesi için kaliteli ve yeterli miktarda su tüketmesi gereklidir. Su tüketimi günlük olarak önemli bir yere sahip olsa da içtiğimiz suyun pH’ı da bir o kadar mühimdir. pH derecesi denildiğinde 0’dan 14’e kadar olan değerler gündeme gelir. Bir maddenin ne derece asidik ya da bazik olduğunu pH değeri ile anlayabiliriz. O maddedeki elektrik yüklü parçacıkların ölçümü bize pH değerini verir. Eğer bir suyun pH değeri 7’den düşükse asidik, 7’den büyük ise bazik ifadesi kullanılır. Saf suyun pH değeri ise 7 olarak ifade edilir. pH derecesi 7 olan bir su nötr olarak belirtilir. Sudaki pH ölçümü bize hidroksil iyonlarının ve serbest hidrojen miktarını verir. Sudaki serbest hidrojen iyonu fazla ise asidik, serbest hidroksil iyonu fazla ise bazik denebilir ve pH sudaki kimyasallardan etkilenir. Suyun içerisinde kalsiyum, potasyum ve magnezyum bulunması suyun asitliğini azaltır. Alkali bir su insan sağlığı açısından daha sağlıklı olarak kabul edilir. İçme suları ve doğal kaynak suları ele alındığında nötr ya da hafif alkali değerlerden söz edilebilir. Kaynak suları için olması gereken pH değeri 6,5-8,5’dir. İçme suları ise 6,5-9,2 pH değerinde olmalıdır. pH değeri suyun lezzetini ve yumuşaklığını etkileyen önemli bir detaydır. Eğer içtiğiniz suyun pH derecesi yüksek ya da düşükse mide rahatsızlıkları kaçınılmaz olacaktır. Tüketilen suyun pH değeri 10’u geçerse çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkabilir. İçme suyu için en uygun pH değeri 7,2 – 8,5 aralığında olmalıdır.

Suyun pH Değeri Alkali Olursa Ne Olur?

Suyun Ph Değeri Kaç Olmalıdır 2

İçtiğimiz suyun pH değerinin alkali olması sağlığımız üzerinde olumlu etkiler yapar. 7,4’ün üzerinde pH değerine sahip olan sular kalsiyum ve magnezyum bakımından zengin olduğu için oldukça faydalıdır. Özellikle pH değeri 8′ civarında olan sular alkalidir ve çok sağlıklıdır. Reflü rahatsızlığı semptomlarının hafiflemesinde etkili olan alkali su kandaki pH’ın dengelenmesinde de önemli role sahiptir. Vücuttaki zararlı toksiklerin atılmasını sağlar ve bağışıklığı güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olunmasını sağlar. Alkali su tüketildiğinde deriden kaybedilen su sağlıklı şekilde geri kazanılır. Cildin nemlenmesini sağlayan alkali su bağırsakların da daha sağlıklı çalışmasında ve kabızlığın önlenmesinde etkilidir.

Suyun pH Değeri Nasıl Ölçülür?

Suyun Ph Değeri Kaç Olmalıdır 4

Her ne kadar marketten aldığımız ya da damacana ile sipariş ettiğimiz suların üzerinde pH değeri belirtilmiş olsa da bazen doğal kaynak suyu ya da güvenilir olduğu bilinen çeşmelerden de su ihtiyacımızı karşılıyor olabiliriz. Hal böyle olunca da içtiğimiz suyun pH değerini merak ederiz. Aslında suyumuzun pH değerini kendi evimizde pratik şekilde ölçmemiz mümkündür. Bunun için ihtiyacımız olan şey Ph ölçer sıvı damla satın almaktır. Ölçüm yapmak istediğimiz suyun içerisine birkaç damla pH ölçer sıvı damlatarak karıştıralım ve ortaya çıkan rengi gözlemleyelim. Su hangi rengi aldıysa pH değer tablosundan hangi değere denk geldiğine bakabiliriz. Ph değer tablosuna internet üzerinden kolayca ulaşabilirsiniz. Eğer suyunuz tabloda yer alan 8 ve üzeri bir değere denk geliyorsa pH değeri yüksektir ve alkali özelliktedir. Alkali suyun rengi mavi bir renk alır. Ölçüm sırasında suyunuzun rengi sarıya dönerse bu, asidik özellik taşıdığı anlama gelir ve pH değeri düşüktür. Yüksek pH değerine sahip su tüketmek sağlığınız için en faydalı olandır.

Yumuşak Suyun Sert Suya Göre Avantajları Nelerdir?

Suyun Ph Değeri Kaç Olmalıdır 3

İçtiğimiz suyun pH derecesi kadar sertlik derecesi de sağlık açısından önem taşır. Su içerisindeki magnezyum ve kalsiyum miktarlarının toplamı bize sertlik derecesini verir. Eğer su toplanana kadar kireç taşı gibi magnezyum ve kalsiyum içeren kayalardan geçerse sertliği yüksek olacaktır. Yumuşak suyun içeriği ise sodyum ağırlıklıdır. Bu suların içerisinde magnezyum ve kalsiyum miktarı daha azdır. Yumuşak suyun içimi daha lezzetli ve sağlıklıdır.

Eğer kullandığınız şebeke suyu sert ise bulaşık makinenizden çıkan bardak ve cam tabakların berrak olmamasından yakınabilirsiniz. Eller sabun ve su ile yıkandığı zaman hala yapış yapış bir his yaşanıyorsa bu, suyun sertliğinin  yüksek olduğu anlamına gelir. Sert su kullanan kişiler evlerinde kullandıkları su ısıtıcılarında, çaydanlıklarında katı kalsiyum karbonat birikintilerine şahit olabilir. Sert su doğal olarak kısa vadede elektrikli cihazlarınızın ömrünü kısaltacak bir problemdir. Sulardaki sertlik derecesinin iki tipi vardır. Eğer sudaki sertlik kaynatma sonrasında yok olursa burada geçici sertlikten söz edilebilir. Kalıcı sertlik ise kimyasal işlem olmadan giderilemez. Sert su sıhhi tesisata da ciddi zararlar verebilir. Banyolarda yoğun kireç birikintilerine sebep olabilir, duş başlıklarını tıkayarak suyun akmasına engel olabilir ve çamaşır makinelerinde tamir gerektirecek problemler ortaya çıkabilir. Sert su tüketildiğinde ciltte deride kuruma, kaşıntı, saçlarda sertleşme ve kırılma, saç diplerinde ve ciltte bakteri oluşumu görülebilir. Tükettiğiniz su eğer sert ise böbrekleriniz zarar görebilir ve taş oluşumu meydana gelebilir. Ayrıca tadı da yumuşak suya göre daha acıdır.

Tükettiğiniz ve evinizde kullandığınız şebeke suyu yumuşaksa temizliğe harcayacağınız zaman daha azalacaktır. Çünkü su ısıtıcısı, çaydanlık gibi eşyalarda kireç oluşumu görülmez. Böylece kullandığınız elektronik mutfak eşyalarının ömrü daha uzun olacaktır. Su tesisatı da yumuşak su kullanımı söz konusu olduğunda daha az zarar görür. Yüzey ve eşyaların temizliği sonrasında leke oluşumu görülmez. Yumuşak su ile yıkanan çamaşırlar daha yumuşak ve iyi temizlenmiş olacaktır. Yumuşak su böbrekler üzerinde tahribata yol açmaz. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda içtiğimiz ya da kullandığımız suyun yumuşaklığını sorgulamamız son derece önemlidir.

Bu yazı size yardımcı oldu mu?

Default image
Hilal Sarıyar

Radyo ve Televizyon Programcılığı mezunuyum. Çeşitli radyo ve televizyon kanallarında çalıştım. Deneyimli sunucu Cem Öğretir'den diksiyon ve spikerlik eğitimi aldım. Muhabirlik ve prodüktörlük yaptığım Atv'den yurt dışına taşınmam nedeniyle ayrıldım. Mayıs 2021'den bu yana içerik yazarı olarak görev aldığım Tüketici Dergisi'nde ürün incelemeleri yapıyorum.

Bir yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir